15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü, sadece tıbbi bir farkındalık çağrısı olmanın ötesinde, Türkiye ve dünya ekonomileri için ciddi bir sosyoekonomik maliyeti de gözler önüne seriyor. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) tarafından yürütülen #sarıyıfarket kampanyası, her yıl yaklaşık 400 bin çocuğun dünya genelinde, 4 bin çocuğun ise Türkiye'de ilk kez çocukluk çağı kanseri tanısı almasının ardındaki sağlık harcamaları, iş gücü kaybı ve aile bütçeleri üzerindeki baskıyı yeniden tartışmaya açıyor.Çocukluk çağı kanserleri, tüm kanser vakalarının sadece yüzde 1'ini oluştursa da, tedavi süreçlerinin uzunluğu, kullanılan ileri teknoloji ve ilaçların maliyeti nedeniyle sağlık bütçeleri üzerinde önemli bir baskı yaratmaktadır. Özellikle lösemi gibi vakaların yaklaşık yüzde 30'luk oranla en sık görülen tür olması, spesifik ve pahalı tedavi protokollerinin yaygınlığını artırıyor.Ekonomik Yük ve Aile Bütçeleri Üzerindeki EtkiBu durum, devletin sağlık harcamalarını doğrudan etkilerken, sigorta şirketleri için de risk primlerini yükselten bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Aileler açısından ise, tedavi süreçleri sadece duygusal değil, aynı zamanda ekonomik bir yıpranma sürecini beraberinde getiriyor; iş gücü kaybı, ek masraflar ve uzun süreli bakım ihtiyacı, hane halkı gelirlerini derinden sarsabiliyor. Ülkemizde ikinci sırada beyin tümörünün yer alması ve onu sırasıyla lenfoma, nöroblastom gibi türlerin izlemesi, tedavi çeşitliliğinin ve dolayısıyla maliyetlerin karmaşıklığını artırıyor.Erken Tanı ve Tedavinin Ekonomik Katma DeğeriUzmanlar, çocukluk çağı kanserlerinde erken tanının, iyileşme oranlarını yüksek seviyelere taşıdığını ve bu sayede tedavi maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğünü belirtiyor. Geç tanı konulan vakalarda, hastalığın ilerlemesiyle birlikte daha agresif, uzun süreli ve dolayısıyla çok daha pahalı tedavi yöntemlerine başvurulması kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle, KAÇUV gibi sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü farkındalık kampanyaları, sadece insani bir görev değil, aynı zamanda ulusal sağlık ekonomisi açısından kritik bir yatırım olarak değerlendirilmelidir.Belirtilerin toplum tarafından tanınması (uzun süren halsizlik, sık enfeksiyonlar, açıklanamayan kilo kaybı, kemik ağrıları, lenf bezlerinde şişlik gibi), ailelerin bilinçlenmesi ve çocukların zaman kaybetmeden tam donanımlı onkoloji merkezlerine ulaşabilmesi, uzun vadede milyarlarca liralık sağlık harcamasından tasarruf etme potansiyeli taşıyor. Ayrıca, sağlıklı bir şekilde hayata dönen her çocuk, geleceğin iş gücüne ve ekonomiye katkı sağlayacak bir birey olarak topluma kazandırılmış oluyor.Sivil Toplumun Ekonomiye Katkısı: KAÇUV ModeliKanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), tedavi süreçlerinde çocuklara ve ailelerine sağladığı psikososyal destek, uygun tedavi koşulları ve çocuk dostu ortamlarla, devletin sağlık sisteminin yükünü hafifletmede önemli bir köprü görevi üstleniyor. Vakfın #sarıyıfarket kampanyasıyla şubat ayı boyunca gerçekleştirdiği sembolik etkinlikler, toplumsal dayanışmanın ve farkındalığın sadece moral değil, somut ekonomik faydalar da üretebileceğinin altını çiziyor.Bu tür STK'lar, kamu-özel sektör işbirliği potansiyelini de artırarak, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırıyor ve tedavi başarısını doğrudan etkileyen psikolojik faktörleri güçlendiriyor. Her çocuğun sağlıklı bir geleceğe umutla bakabilmesi, aynı zamanda toplumun genel refah seviyesini ve ekonomik dinamizmini de doğrudan etkileyen bir unsurdur. KAÇUV'un çalışmaları, erken tanının ve kesintisiz tedavi desteğinin sadece bireysel bir umut değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir sağlık sistemi ve güçlü bir ekonomi için vazgeçilmez bir yatırım olduğunu gösteriyor.
Ekonomi
Çocukluk Çağı Kanserleri: Toplumsal Maliyet ve Erken Tanının Ekonomik
Her yıl binlerce çocuğun yakalandığı çocukluk çağı kanserleri, sağlık sistemleri ve aileler üzerinde ağır bir ekonomik yük oluşturuyor. Erken tanı ve doğru tedaviyle yüksek iyileşme oranları yakalansa da, bu durumun sürdürülebilirliği toplumsal bilinç ve finansal destekle mümkün. KAÇUV'un #sarıyıfarket kampanyası, sadece insani değil, uzun vadede ulusal sağlık harcamalarını optimize etme potansiyeli taşıyan bir farkındalık çağrısı olarak öne çıkıyor.
Esra Çelik
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!
