Küresel ekonominin temel taşlarından biri olan tarım sektörü, ne yazık ki modern dünyanın en acı gerçeklerinden birine, çocuk işçiliğine ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünya genelinde 138 milyondan fazla çocuk, güvenli ve korunaklı bir çocukluk geçirme temel hakkından mahrum bırakılarak işgücüne katılıyor. Bu çocukların yüzde 61'i gibi çarpıcı bir oranının tarım sektöründe çalışması, meselenin ekonomik boyutunu ve çözüm arayışlarının aciliyetini gözler önüne seriyor.
Milyonlarca çocuk, eğitim, oyun ve hayal kurma imkanlarından yoksun bırakılarak bitkisel üretimden hayvancılığa, ormancılıktan balıkçılığa kadar tarımın farklı kollarında uzun saatler ve tehlikeli koşullar altında çalışmak zorunda kalıyor. FAO'nun paylaştığı bilgilere göre, halihazırda 85 milyon kız ve erkek çocuğu bu ağır koşullara maruz kalıyor. Bu tablo, sadece bireysel trajedilere yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda ulusal ekonomilerin insan sermayesi gelişimini sekteye uğratarak uzun vadeli büyüme potansiyellerini de ciddi şekilde zedeliyor.
Tarım Sektöründe Çocuk İşçiliğinin Ekonomik Kökleri Tarım sektörünün çocuk işçiliğine bu denli yatkın olmasının ardında yatan derin ekonomik ve sosyal nedenler bulunuyor. Yoksulluk, eğitim imkanlarına erişim eksikliği, kırsal bölgelerdeki denetim zorlukları ve aile içi işgücü algısı, bu sorunu besleyen başlıca faktörler arasında. Özellikle küçük ölçekli aile çiftliklerinde ve mevsimlik tarım işlerinde, çocukların 'yardımcı' olarak görülmesi, onları çoğu zaman tehlikeli kimyasallara, ağır makinelere ve uzun çalışma saatlerine maruz bırakıyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde de önemli etik ve sürdürülebilirlik riskleri oluşturuyor.
"Çocuk işçiliği, sadece bir insan hakları ihlali değil, aynı zamanda yoksulluk döngüsünü pekiştiren ve ekonomik potansiyeli baltalayan bir kalkınma engelidir. Tarım sektöründeki yoğunluğu, bu sorunun çözümünü daha da karmaşık hale getirmektedir."
Küresel Eylem Çağrısı: Marakeş Konferansı Bu vahim tabloya karşı küresel eylemi hızlandırmak amacıyla, 11-13 Şubat tarihlerinde Fas'ta 6. Küresel Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması Konferansı düzenlenecek. ILO öncülüğünde gerçekleşecek bu zirve, hükümetleri, uluslararası finans kuruluşlarını, sosyal ortakları, sivil toplumu, düşünce kuruluşlarını, akademiyi ve özel sektörü Marakeş'te bir araya getirecek. Konferansın temel amacı, kolektif eylemi güçlendirmek ve çocuk işçiliğinin her türlüsüne son verilmesi yönünde etkili çözümlerin yaygınlaştırılması çağrısında bulunmaktır.
Kritik Katılımcılar: Hükümetler, uluslararası finans kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör. Ana Hedef: Çocuk işçiliğini sona erdirmek için küresel eylemi hızlandırmak ve sürdürülebilir çözümler üretmek. Ekonomik Etki: Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması, uzun vadede daha nitelikli işgücü, artan verimlilik ve sürdürülebilir ekonomik büyüme anlamına gelmektedir.
Bu tür küresel girişimler, özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük önem taşıyor. Türkiye gibi tarım sektörünün istihdamda önemli bir yer tuttuğu ülkelerde de çocuk işçiliğiyle mücadele, hem sosyal adalet hem de ekonomik kalkınma hedefleri açısından kritik bir öncelik olmalıdır. Marakeş'ten çıkacak kararların, küresel tedarik zincirlerinin şeffaflığını artırması ve şirketlerin sosyal sorumluluklarını daha etkin bir şekilde yerine getirmesi yönünde baskı oluşturması bekleniyor. Bu, aynı zamanda uluslararası piyasalarda rekabet avantajı sağlamak isteyen firmalar için de bir zorunluluk haline gelmektedir.
