Çin'in ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, ABD Başkanı Donald Trump'ın tarife politikasıyla dünya ticaretini ülkesinin lehine yeniden şekillendirmeye çalıştığı bir dönemde, çok taraflı uluslararası ticaret sisteminin korunması çağrısı yaptı.
Başbakan Yardımcısı Hı, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında konuştu.
Uluslararası uzmanlaşma, işbirliği, tamamlayıcı üstünlükler ve kazan-kazan yaklaşımına dayalı ekonomik küreselleşmenin tarihin baskın eğilimi olduğunu belirten Hı, bunun Çin dahil birçok ülkenin hızlı kalkınmasına katkı sağladığını söyledi.
Esra Çelik
•
Çin'in ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, ABD Başkanı Donald Trump'ın tarife politikasıyla dünya ticaretini ülkesinin lehine yeniden şekillendirmeye çalıştığı bir dönemde, çok taraflı uluslararası ticaret sisteminin korunması çağrısı yaptı.
Başbakan Yardımcısı Hı, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında konuştu.
Uluslararası uzmanlaşma, işbirliği, tamamlayıcı üstünlükler ve kazan-kazan yaklaşımına dayalı ekonomik küreselleşmenin tarihin baskın eğilimi olduğunu belirten Hı, bunun Çin dahil birçok ülkenin hızlı kalkınmasına katkı sağladığını söyledi. Hı, "Ticaret ve tarife savaşlarının kazananı olmaz, üretim ve ticaret maliyetlerini artırmaktan başka işe yaramaz. Bunlar, dünya ekonomisini parçalar ve kaynakların küresel dağılımına zarar verir" dedi.
Başbakan Yardımcısı, ülkeler arasında serbest ticaretin desteklenmesi ve herkese fayda sağlayan, kapsayıcı bir ekonomik küreselleşmenin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Küreselleşmenin kusursuz olmadığını ve çeşitli sorunlara yol açtığını ifade eden Hı, bu sorunların çözüm yolunun küreselleşmeyi reddetmek veya kendini tecrit etmek değil, diyalog yoluyla çözüm üretmek ve küreselleşmeyi doğru yönde ilerletmek olduğunu belirtti.
Çok taraflı ticaret sisteminin son yıllarda ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Hı, bazı ülkelerin tek taraflı adımlarının ve ticaret anlaşmalarının Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) temel ilke ve kurallarını ihlal ettiğini, küresel ekonomi ve ticaret düzenine önemli zarar verdiğini söyledi.
Hı, DTÖ verilerine göre, üye ülkelerin birbirleriyle ticarette ayrım yapmamasını ifade eden "en çok kayırılan ülke" kuralı kapsamında gerçekleşen ticaretin, dünya ticareti içindeki payının yüzde 80'den geçen yılın başında yüzde 72'ye gerilediğini hatırlattı.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ekonomik ayrışmaların küresel ekonomik hasılayı yüzde 7 azaltabileceği tahminine dikkati çeken Hı, bunun hiçbir ülkenin çıkarına olmadığını vurguladı.
Hı, "Her ülkenin kendi meşru haklarını ve çıkarlarını koruma hakkı var. Bir avuç ülkenin güce dayalı ayrıcalığı olmamalı, dünya orman kanununa geri dönmemeli" ifadelerini kullandı.
Bugünün dünyasında ekonomik büyümenin ivme kaybettiğini belirten Hı, IMF'nin dünya ekonomisi için 2026 büyüme tahmininin yüzde 3,1 olduğunu ve bunun Kovid salgını öncesindeki yüzde 3,7'lik ortalamanın altında kaldığını söyledi.
Hı, küresel eşitsizliğin arttığını ve sürdürülebilir kalkınmanın büyük zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.
Birleşmiş Milletler'in (BM) yayımladığı raporda, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin üçte ikisine 2030'a kadar ulaşılamayacağı uyarısının yer aldığını belirten Hı, "Kalkınma arayışı 'sen kaybettin, ben kazandım' tarzı sıfır toplamlı bir oyun olmamalı. Pastayı büyütmek, pay kapmak için savaşmaktan daha önemli" değerlendirmesinde bulundu.
Hı, Çin'in son 5 yılda yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüdüğünü, ekonomik hasılanın 140 trilyon yuana (20 trilyon dolar) ulaştığını ve küresel ekonomik büyümenin yüzde 30'unu sağladığını ifade etti.
Bu dönemde Çin'in dünyadan 15 trilyon dolar değerinde mal ve hizmet ithal ettiğini belirten Hı, yurt dışı yatırımlarının bulundukları ülkelere toplam 300 milyar dolar vergi geliri sağladığını, istihdamı ve yerel ekonomik büyümeyi desteklediğini söyledi.
Hı, Çin'in çok büyük pazarının sunduğu imkanları dünyaya daha fazla açarak ülkelere yeni fırsatlar yaratmayı hedeflediğini belirterek, "Dünyanın fabrikası olmanın yanında pazarı da olmayı umuyoruz" dedi.