Dünya ekonomisinin lokomotiflerinden Çin, emtia piyasalarında gözlenen keskin fiyat artışlarına ve küresel belirsizliklere karşı proaktif bir duruş sergiliyor. Özellikle sanayinin can damarı olan bakır fiyatlarındaki yükseliş, Pekin yönetimini stratejik stoklarını güçlendirme arayışına itti. Bu hamle, sadece Çin'in kendi ekonomik istikrarını koruma çabasının ötesinde, küresel emtia piyasaları üzerinde de önemli etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.
Çin Demirdışı Metal Sanayi Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Duan Shaopu, ülkenin ticari stokları artırmak için kamuya ait büyük döküm şirketleri ile işbirliği yapmanın yollarını araştıracağını belirtti. Bu açıklama, Çin'in emtia güvenliğine verdiği önemin altını bir kez daha çizdi.
Bakırın Yükselişi ve Küresel Piyasaların Dinamiği Bakır, 2025 yılında yüzde 40'tan fazla değer kazanırken, bu yılın başından itibaren de yaklaşık yüzde 8'lik bir artış kaydetti. Bu yükselişin arkasında birden fazla faktör bulunuyor:
Küresel Ekonomik Toparlanma Beklentileri: Sanayi üretiminin artmasıyla bakıra olan talep yükseliyor. Arz Endişeleri: Maden üretimindeki aksaklıklar ve jeopolitik gerilimler arz tarafında baskı yaratıyor. ABD Doları'ndaki Değer Kaybı: ABD Doları'nın diğer para birimleri karşısında zayıflaması, dolar cinsinden fiyatlanan emtiaları yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor. Bu durum, yatırımcıların para birimleri ve devlet tahvillerinden uzaklaşarak metallere yönelmesine neden oluyor.
Çin'in bu ortamda stoklarını artırma kararı, mevcut fiyat dinamiklerini daha da güçlendirebilir ve küresel bakır piyasalarında yeni bir fiyat dalgasına yol açabilir.
Çin'in Stratejik Stoklama Politikası ve Hedefleri Çin, halihazırda bakır, petrol ve kobalt gibi kritik emtiaların stratejik stoklarını sürdürüyor. Bu politikaların temel amaçları şunlardır:
Sanayi faaliyetlerini desteklemek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak. Arz bozulmalarına karşı ekonomiyi korumak ve tedarik zinciri güvenliğini sağlamak. Emtia fiyatlarını istikrara kavuşturmak ve şirketler üzerindeki hammadde maliyet baskısını hafifletmek.
Shanghai Securities News'in haberine göre, Çin'in rezervlerine bakır konsantresi eklemeyi de değerlendirmesi, ülkenin uzun vadeli emtia güvenliği stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor. Bu, sadece nihai ürün değil, aynı zamanda hammaddenin de güvence altına alınması anlamına geliyor.
Küresel Etkiler ve Türkiye İçin Çıkarımlar Çin'in bu stratejik hamlesi, küresel emtia piyasalarında yeni bir denge arayışını tetikleyebilir. Dünyanın en büyük emtia tüketicisi olan Çin'in stoklama faaliyetleri, bakır fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıyı sürdürecektir. Bu durum, özellikle sanayisi bakır ithalatına bağımlı olan ülkeler için hammadde maliyetlerini artırma riski taşıyor. Türkiye gibi net emtia ithalatçısı ülkeler için ise bu gelişmeler, üretim maliyetlerinde artışa ve dolayısıyla enflasyonist baskılara yol açabilir. Yerel sanayicilerin, küresel emtia piyasalarındaki bu stratejik adımları yakından takip etmesi ve olası maliyet artışlarına karşı önlemler alması kritik önem taşıyor.
