Türkiye'de gıda enflasyonunun en kritik kalemlerinden biri olan süt ve süt ürünleri piyasasında, Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından açıklanan Aralık ayı çiğ süt üretim maliyetleri, sektördeki artan baskıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Açıklanan verilere göre, çiğ süt üretim maliyeti litre başına 19,08 TL olarak belirlendi. Bu rakam, sadece bir ay önceki Kasım maliyetine göre yüzde 3,80'lik bir artışı işaret ederken, asıl dikkat çekici yükseliş yıllık bazda yaşandı. Geçtiğimiz yılın Aralık ayında 14,33 TL olan maliyet, bu yılın aynı döneminde yüzde 33,14 oranında rekor bir artış kaydetti. Maliyet Artışının Arkasındaki Dinamikler Çiğ süt üretim maliyetlerindeki bu keskin yükselişin ardında birden fazla makroekonomik ve sektörel faktör yatıyor. Özellikle yem fiyatları, enerji maliyetleri, işçilik giderleri ve veterinerlik hizmetleri gibi temel girdilerdeki artış, üreticilerin omuzlarındaki yükü ağırlaştırıyor. Kuraklık, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve döviz kurlarındaki hareketlilik de maliyetleri yukarı çeken önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, süt hayvancılığı yapan işletmelerin karlılık marjlarını daraltarak sektörde sürdürülebilirlik endişelerini artırıyor. Üretici Cephesinde Zorlu Denklem ve Fiyat Beklentileri Sektör temsilcilerinden gelen açıklamalar, maliyet artışlarının ne denli ciddi boyutlara ulaştığını teyit ediyor. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), daha önce yaptığı bir hesaplamayla, 2025 yılı Kasım ayına ilişkin 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetini 23,77 TL/litre olarak duyurmuştu. TÜSEDAD, bu maliyetler ışığında çiğ süt tavsiye fiyatının en az 27 TL/litre olması gerektiğini vurgulayarak, üreticilerin ayakta kalabilmesi için adil bir fiyatlandırmanın şart olduğunu belirtmişti.
"Maliyetler bu denli artarken, üreticinin emeğinin karşılığını alması, hayvan refahının sağlanması ve nihayetinde tüketicinin uygun fiyata sağlıklı süte ulaşabilmesi için dengeli bir fiyat politikası şarttır. Aksi takdirde, üretimden çekilmeler kaçınılmaz hale gelecektir."
Bu durum, USK'nın belirleyeceği tavsiye fiyatının, üreticilerin beklentilerini ne ölçüde karşılayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Tüketiciye Yansımaları ve Enflasyon Baskısı Çiğ süt maliyetlerindeki artış, doğrudan raflardaki süt ve süt ürünleri fiyatlarına yansıyacak ve zaten yüksek seyreden gıda enflasyonunu daha da körükleyecektir. Tüketiciler, peynir, yoğurt, tereyağı gibi temel gıda maddelerine daha yüksek fiyatlarla ulaşmak zorunda kalabilir. Bu da özellikle dar gelirli hanelerin bütçeleri üzerinde ek bir baskı oluşturacak ve alım gücünü olumsuz etkileyecektir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre gıda enflasyonu, genel enflasyonun üzerinde seyretmeye devam ederken, süt ürünlerindeki bu artış eğilimi, enflasyonla mücadele çabalarını da zorlaştırabilir. Gözler USK'nın Kararında: Beklentiler ve Senaryolar Şimdi tüm gözler, Ulusal Süt Konseyi'nin açıklayacağı çiğ süt tavsiye satış fiyatına çevrilmiş durumda. USK'nın alacağı karar, sadece süt üreticilerini ve süt sanayicilerini değil, aynı zamanda milyonlarca tüketiciyi de doğrudan etkileyecek. Olası senaryolar şunları içeriyor:
Üretici Dostu Fiyat: USK, maliyet artışlarını tam olarak yansıtan bir fiyat belirlerse, üreticilerin sürdürülebilirliği desteklenir ancak perakende fiyatları önemli ölçüde artar. Dengeli Yaklaşım: Hem üreticiyi koruyan hem de tüketici üzerindeki yükü bir nebze hafifleten, maliyet artışının bir kısmını yansıtan bir fiyat belirlenebilir. Bu durumda, sektörde bazı dengesizlikler devam edebilir. Düşük Fiyat: Eğer USK, enflasyonla mücadele veya tüketiciyi koruma adına maliyetlerin altında bir fiyat belirlerse, bu durum üreticilerin üretimden çekilmesine, hayvan kesimlerinin artmasına ve uzun vadede süt arzında ciddi düşüşlere yol açabilir.
Hükümetin, hem üreticiyi destekleyici politikalar hem de tüketiciyi koruyucu tedbirler arasında hassas bir denge kurması gerekecek. Bu karar, Türkiye'nin tarım ve gıda güvenliği stratejileri açısından da kritik bir dönemeç olacak.
