Çelik Sektöründe Ocak Ayı Görünümü: Üretim Artışı ve Küresel Rekabet
Türkiye'nin ham çelik üretimi ocak ayında yüzde 5,8 artışla 3,4 milyon tona yükselirken, nihai mamul tüketimindeki düşüş dikkat çekti. İhracattaki gerilemeye rağmen, ithalatın daha hızlı düşmesi dış ticaret dengesini olumlu etkiledi. Ancak, küresel piyasalardaki değişimler ve özellikle Avrupa Birliği'nin Hindistan ile imzaladığı stratejik anlaşma, Türk çelik sektörünün geleceği için önemli yapısal dezavantajlara işaret ediyor. Bu durum, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ihtiyacını bir kez daha gündeme getirdi.
Mustafa Koç
•
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) tarafından ocak ayına ilişkin çelik üretimi, tüketimi ve dış ticaret verilerine ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, Türkiye'nin Ocak'ta ham çelik üretiminin geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,8 artışla, 3,4 milyon tona yükseldiği aktarıldı.
Nihai mamul tüketiminin, söz konusu ayda, Ocak 2025'e kıyasla yüzde 1,7 azalışla 3,5 milyon ton seviyesinde gerçekleştiği belirtilen açıklamada, Ocak 2026'da çelik ürünleri ihracatının geçen yılın aynı ayına göre, miktar yönünden yüzde 18,4 azalarak 911,8 bin ton, değer yönünden ise yüzde 21,1 gerileyerek 600,1 milyon dolar olduğu bildirildi.
Açıklamada, ocakta çelik ürünleri ithalatının, yıllık bazda miktar yönünden yüzde 26,1 azalışla 1,3 milyon ton, değer yönünden ise yüzde 26,5 azalışla 879,4 milyon dolar olduğuna işaret edildi.
İthalattaki daha hızlı düşüş sebebiyle, ihracatın ithalatı karşılama oranının ocakta, geçen yılın aynı dönemine göre 4,6 puan artışla yüzde 63,6 seviyesinden yüzde 68,2 seviyesine yükseldiği belirtilen açıklama, "Dünya Çelik Derneği (worldsteel) tarafından açıklanan Ocak 2026 verilerine göre, dünya ham çelik üretimi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla, yüzde 6,5 azalışla 147,3 milyon tona geriledi. Aynı ayda Çin'in ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,9 azalışla 75,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. İkinci sırada yer alan Hindistan'ın ham çelik üretimi, yüzde 10,5 artışla 15,1 milyon tona yükselirken, ABD'nin üretimi ise yüzde 3,3 artışla, 7 milyon ton oldu." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Türkiye'nin yeni yılda üretimdeki performansına işaret edilerek, şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"Avrupa Birliği'nin Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması (STA), klasik bir ticaret anlaşmasının ötesine geçerek, çeliği merkezine alan, karbonsuzlaştırma süreçlerini ve talep tasarımını destekleyen, standart belirleme mekanizmalarını içeren, yatırım yönlendirme araçlarını barındıran kapsamlı bir stratejik ortaklık geliştirme yaklaşımının ifadesi olarak ortaya çıkmıştır.
Türkiye'nin, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına otomatik olarak taraf olamaması nedeniyle, AB pazarında Hindistan gibi ülkeler karşısında eş zamanlı avantaj elde edememesi, yapısal bir dezavantaj oluşturmaktadır. 2030 yılı için öngördüğü 200 milyon tonluk kapasite hedefine şimdiden ulaşarak söz konusu hedefi 300 milyon ton seviyesine çıkaran ve 2047 yılı için belirlediği 350 milyon tonluk kapasite hedefini 500 milyon tona yükselten Hindistan'ın rekabet avantajı ve AB'nin MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı STA da dikkate alındığında, küresel ticarette ikili anlaşmaların giderek önemini artırdığı gözlenmektedir. Bu kapsamda AB ile aramızdaki Gümrük Birliği anlaşmasının adil koşullarda yeniden güncellenmesi ve mevcut serbest ticaret anlaşmasının tüm hükümleri ile uygulanması sağlanarak Türkiye'nin kota uygulamasının dışında tutulması önem taşımaktadır."