Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) Davos zirvesinde dikkat çeken konuşmalardan biri, Avrupa'nın küresel güç siyasetine karşı birliğini güçlendirmesi gerektiği yönündeki çağrılar oldu. Önde gelen Avrupalı bir siyasetçi olan Merz, uluslararası hukuka dayalı son otuz yılın düzeninin 'temellerinin sarsıldığını' belirterek, küresel arenadaki belirsizliğe işaret etti.Bu çağrının temelinde, özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump'ın potansiyel yeni tarife tehditleri yatıyor. Merz, bu tür adımların transatlantik ilişkilerin temelini derinden sarsacağını vurgulayarak, Avrupa'nın cevabının 'birleşik, sakin, ölçülü ve kararlı' olacağını ifade etti. Bu açıklama, Avrupa Birliği'nin (AB) küresel ticaretteki konumunu koruma ve kendi ekonomik çıkarlarını savunma konusundaki net duruşunu ortaya koyuyor.Transatlantik Ticaret Gerilimi ve AB'nin YanıtıTrump'ın tarife tehditlerinin ardından Avrupa Birliği, ABD ile mevcut bir ticaret anlaşmasını askıya alma kararı aldı. Bu anlaşma, birçok üye ülke tarafından zaten haksız bulunuyordu. Geçen yaz imzalanan bu anlaşma, AB'nin Amerikan ürünlerine uygulanan neredeyse tüm gümrük vergilerini kaldırmasını öngörürken, ABD'ye yapılan ihracatın çoğuna yüzde 15, çelik ve alüminyuma ise yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanmasını içeriyordu. AB'nin bu hamlesi, karşılıklılık ilkesinin ihlal edildiği algısına güçlü bir yanıt olarak yorumlanıyor ve gelecekteki ticaret müzakereleri için önemli bir emsal teşkil ediyor.“Yeni gümrük vergileri transatlantik ilişkilerin temellerini sarsar. Avrupa'nın cevabı birleşik, sakin, ölçülü ve kararlı olacak.” – MerzJeopolitik İş Birliği ve Egemenlik SınırlarıTicaret alanındaki gerilimlere rağmen, ABD ve Avrupa'nın bazı jeopolitik konularda ortak bir zeminde buluştuğu da gözlemleniyor. Merz, ABD'nin Rusya'nın Arktik'teki tehdidini ciddiye almasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Avrupa NATO müttefikleri olarak Kuzey Kutbu'nun güvenliğini NATO çerçevesinde daha fazla sağlamaları gerektiği inancını paylaştıklarını belirtti. Bu, stratejik güvenlik konularında ittifakın devamlılığına işaret ediyor.Öte yandan, egemenlik konularındaki hassasiyet de gündemdeydi. Trump'ın Grönland ile ilgili çerçeve belirlendiğine dair ifadelerine Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen net bir yanıt verdi. Frederiksen, ülkesinin güvenlik, yatırımlar ve ekonomi gibi tüm siyasi konularda müzakereye hazır olduğunu, ancak 'egemenlik konusunda pazarlık yapmayacağını' vurguladı. Bu açıklama, uluslararası ilişkilerde ekonomik ve stratejik çıkarların ötesinde, ulusal egemenliğin vazgeçilmez bir kırmızı çizgi olduğunu bir kez daha gösterdi.Küresel Ekonomi İçin ÇıkarımlarBu gelişmeler, küresel ticaret ve ekonomik düzenin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Özellikle büyük ekonomiler arasındaki ticaret savaşları ve korumacı politikalar:Küresel Tedarik Zincirlerinde Belirsizlik: Şirketler, gelecekteki tarife değişikliklerine karşı daha esnek ve çeşitlendirilmiş tedarik zincirleri oluşturma ihtiyacı hissedebilir.Yatırım Kararlarının Etkilenmesi: Artan ticaret engelleri, uluslararası doğrudan yatırımları (UDY) olumsuz etkileyebilir ve yatırımcıları daha temkinli olmaya itebilir.Enflasyon Riski: Gümrük vergileri, ithal ürünlerin maliyetini artırarak nihai tüketici fiyatlarına yansıyabilir ve enflasyonist baskıları tetikleyebilir.Türkiye Ekonomisine Etkileri: Avrupa ve ABD arasındaki ticaret gerilimleri, Türkiye'nin hem Avrupa Birliği hem de ABD ile olan ticaret hacmini dolaylı yoldan etkileyebilir. Özellikle AB'nin ticaret politikalarındaki değişimler, Türkiye'nin ana ticaret ortağı olması nedeniyle yakından takip edilmelidir.Merz'in çağrısı ve AB'nin attığı adımlar, çok kutuplu bir dünyada güç siyasetinin ekonomik sonuçlarını bir kez daha ön plana çıkarıyor. Avrupa'nın bu yeni düzende birleşik bir cephe oluşturma çabası, sadece kendi geleceği için değil, küresel ticaret ve uluslararası ilişkilerin genel seyri için de belirleyici olacak.
Gündem
Avrupa'dan Güç Siyasetine Karşı Birlik Çağrısı: Ticaret Gerilimi
Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) Merz'in açıklamaları, uluslararası düzenin sarsıldığını ve Avrupa'nın Trump'ın tarife tehditlerine karşı birleşik, kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı. AB'nin ABD ile ticaret anlaşmasını askıya alması, transatlantik ilişkilerdeki gerilimi artırırken, küresel ticaret dengeleri için yeni bir dönemin sinyallerini veriyor. Bu durum, piyasalar ve tedarik zincirleri üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Selin Öztürk
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!