Aselsan Genel Müdürü Akyol: Bakiye siparişler 20 milyar oları aştı
Aselsan Genel Müdürü Mehmet Akyol, HT'nin sorularını yanıtladı.
2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akyol, Aselsan’ın yaklaşık 2 bin ilave istihdam sağladığı bir dönemde kişi başı geliri ve verimliliği artırdığını belirtti.
Ayşe Yılmaz
•
Aselsan Genel Müdürü Mehmet Akyol, HT'nin sorularını yanıtladı.
2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akyol, Aselsan’ın yaklaşık 2 bin ilave istihdam sağladığı bir dönemde kişi başı geliri ve verimliliği artırdığını belirtti. Akyol, operasyonel nakit akışı ile serbest nakit akışının güçlü seviyelere ulaştığını söyledi.
Net borç/FAVÖK oranının 0,53’ten 0,30’a gerilediğini kaydeden Akyol, bu seviyenin 1,5 civarındaki küresel sektör ortalamasına kıyasla yaklaşık beş kat daha avantajlı olduğunu ifade etti.
Şirketin bakiye siparişlerinin (backlog) ilk kez 20 milyar dolar barajını aştığını açıklayan Akyol, bunun öngörülebilir büyüme açısından kritik bir eşik olduğunu vurguladı.
Küresel savunma şirketlerinde son üç yılda backlog artış ortalamasının yüzde 30 seviyesinde olduğunu aktaran Akyol, Aselsan’ın aynı dönemde yüzde 87’lik artış yakaladığını belirtti.
Teslimat/sipariş oranının (book-to-bill ratio) son üç yıldır 2 ve üzerinde seyrettiğini ifade eden Akyol, bu trendin 2026 yılında da devam etmesinin beklendiğini söyledi.
Aselsan’ın ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğini dile getiren Akyol, yeni ihracat sözleşmelerinin bir önceki yıla göre yüzde 100 artarak 2 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Bu tutarın önceki üç yılın toplamına eşdeğer olduğu belirtildi.
Şirketin Şili’den Endonezya’ya, Polonya’dan Güney Afrika’ya kadar yaklaşık 30 ülkede faaliyet gösterdiğini aktaran Akyol, Çekya, Suudi Arabistan, Macaristan ve Azerbaycan’da ortak üretim ve tasarım merkezleri kurma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
Kilogram başına ihracat değerinin 2 bin dolardan 2 bin 200 dolara yükseldiğini belirten Akyol, “Aselsan Next” programı kapsamında 2030 yılına kadar ihracatın toplam portföy içindeki payını yüzde 40 seviyelerine çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.
Aselsan’ın teknoloji odaklı büyüme stratejisine dikkat çeken Akyol, şirketi “teknoloji bisikleti”ne benzeterek yarışta önde kalmanın yolunun sürekli AR-GE yatırımı olduğunu söyledi.
Şirketin 1 milyar doların üzerinde AR-GE kaynağı ayırdığını ve hasılatının yüzde 7’sinden fazlasını bu alana yönlendirdiğini belirten Akyol, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yedi üniversitede “Asel Labs” laboratuvarlarının kurulduğunu açıkladı.
Konvansiyonel sistemlerden, dünyada sınırlı sayıda rakibi bulunan GaN tabanlı AESA radarlara, orta ve yüksek irtifa hava savunma sistemlerine ve İHA/SİHA elektroniklerine geçişle birlikte kârlılık marjlarının iyileştirildiği bildirildi.
Akyol, yapay zekânın süreçlerde etkin kullanımının bu yıl 39 milyon dolarlık verimlilik katkısı sağladığını belirtti. Şirket bünyesinde bir “Yapay Zekâ Etik Kurulu” kurulduğunu ifade eden Akyol, “insanın son karar verici olması” ilkesinin benimsendiğini söyledi.
Küresel ölçekte savunma harcamalarının arttığı yeni bir döneme girildiğini belirten Akyol, Türkiye’nin son 20 yılda yaptığı hazırlıkların önemli avantaj sağladığını ifade etti.
Yerlileşme ve millileştirme çalışmalarının tedarik zincirinde yüzde 25 maliyet avantajı oluşturduğunu aktaran Akyol, NATO tatbikatlarında Aselsan sistemlerinin sergilediği performansın, ambargo ve kısıtlamaların etkisini azalttığını kaydetti.
Akyol’un değerlendirmeleri, Aselsan’ın “Aselsan Next” vizyonu doğrultusunda küresel ölçekte teknoloji ortağı olma hedefiyle büyümesini sürdürdüğüne işaret etti.