2025 yılının son ayı olan Aralık'a ilişkin enflasyon verileri, Türkiye ekonomisinin fiyat istikrarı yolculuğunda önemli bir gösterge olarak öne çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan rakamlara göre, yıllık enflasyon %30,89 seviyesinde kaydedilirken, aylık enflasyon ise %0,89 oldu. Bu veriler, piyasaların genel beklentilerinin hafif altında kalarak, yılsonu enflasyon görünümüne dair farklı yorumları beraberinde getirdi.
Beklentileri Aşan veya Altında Kalan Rakamlar Ekonomi çevrelerinin Aralık ayı enflasyonuna ilişkin beklentileri, yıllık bazda %31, aylık bazda ise %0,97 civarındaydı. Açıklanan rakamların her iki kalemde de beklentilerin altında kalması, ilk bakışta olumlu bir sinyal olarak algılanabilir. Ancak, bu sapmanın nedenleri ve sürdürülebilirliği, daha derinlemesine bir analiz gerektiriyor.
Yıllık Enflasyon: %30,89 ile %31'lik beklentinin altında kaldı. Aylık Enflasyon: %0,89 ile %0,97'lik beklentinin altında kaldı. Çekirdek Enflasyon: %31,08 ile beklentilere yakın bir seyir izledi.
Bu durum, özellikle yılın son ayında uygulanan sıkı para politikalarının ve maliye tedbirlerinin etkilerinin piyasa beklentilerinden daha belirgin hissedildiğini düşündürebilir. Ancak, enflasyonla mücadelede kalıcı başarı için bu tür sapmaların tek seferlik mi yoksa bir trend başlangıcı mı olduğu kritik önem taşıyor.
Çekirdek Enflasyon ve Temel Dinamikler Enflasyon analizlerinde, gıda ve enerji gibi oynak kalemlerin dışarıda bırakıldığı çekirdek enflasyon verileri, fiyatlama davranışlarının ve temel enflasyon dinamiklerinin anlaşılması açısından büyük önem taşır. Aralık ayında yıllık çekirdek enflasyonun %31,08 olarak gerçekleşmesi, manşet enflasyondan daha yüksek bir seviyede seyrettiğini gösteriyor. Bu durum, hizmetler ve işlenmiş ürünler gibi daha yapışkan kalemlerdeki fiyat artışlarının devam ettiğine işaret ediyor.
Uzmanlar, çekirdek enflasyonun seyrinin, enflasyonun yapısal sorunlarının devam ettiğini ve talep yönlü baskıların henüz tam olarak kırılmadığını gösterdiğini belirtiyor. Bu nedenle, Merkez Bankası'nın para politikası duruşunu belirlemede çekirdek enflasyon verilerini yakından takip etmesi bekleniyor.
Gelecek Dönem İçin Enflasyon Patikası Aralık ayı verileri, 2026 yılına girerken enflasyon görünümüne dair önemli ipuçları sunuyor. Beklentilerin altında kalan rakamlar, kısa vadede piyasalarda bir miktar rahatlama yaratabilirken, orta ve uzun vadeli projeksiyonlar için daha temkinli bir yaklaşım gerektiriyor. Özellikle 2026'nın ilk çeyreğinde baz etkisinin de devreye girmesiyle yıllık enflasyonda belirgin bir düşüş gözlemlenebilir. Ancak, bu düşüşün kalıcı olup olmayacağı, küresel emtia fiyatlarındaki gelişmeler, döviz kuru istikrarı ve iç talep koşulları gibi birçok faktöre bağlı olacak. Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadeledeki kararlılığı ve iletişiminin şeffaflığı, piyasa beklentilerini şekillendirmede anahtar rol oynayacak.
Ekonomik Görünüm ve Politikaların Sürdürülebilirliği dunyaekonomi.com olarak değerlendirmemiz, Aralık enflasyon verilerinin, enflasyonla mücadelede atılan adımların etkilerini göstermeye başladığına dair zayıf bir sinyal taşıdığı yönündedir. Ancak, %30'un üzerindeki enflasyon oranları, hanehalkı bütçeleri ve şirketlerin yatırım kararları üzerindeki baskıyı sürdürmektedir. Önümüzdeki dönemde, enflasyonun tek haneli seviyelere indirilmesi hedefi doğrultusunda, para ve maliye politikalarının eşgüdümlü ve kararlı bir şekilde uygulanmaya devam etmesi büyük önem taşımaktadır. Ekonomik büyüme ile fiyat istikrarı arasındaki dengeyi sağlamak, 2026 yılının ana gündem maddelerinden biri olacaktır.