Altın Yükselişini Sürdürüyor: Fed ve Jeopolitik Gerilim Fiyatları Nasıl
Küresel piyasalarda güvenli liman talebi, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentileri ve Venezuela'daki jeopolitik gerilimle birlikte altının ons fiyatını son bir haftanın zirvesine taşıdı. Analistler, Fed'in güvercin sinyallerinin ve artan küresel belirsizliğin, değerli metalin yükselişini desteklemeye devam edeceğini öngörüyor. Bu durum, altının 2025'teki rekor performansının ardından 2026'ya güçlü bir başlangıç yaptığını gösteriyor.
Fatma Demir
•
Değerli metal altın, küresel piyasalardaki belirsizliklerin ve ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) gelen sinyallerin etkisiyle son bir haftanın en yüksek seviyesine ulaşarak yatırımcıların dikkatini çekti. Salı günü yaşanan bu yükseliş, ons fiyatını 4.465,32 dolara taşıdı ve güvenli liman niteliğini bir kez daha kanıtladı. Önceki seansta yaklaşık yüzde 3 değer kazanan altının bu istikrarlı yükselişi, piyasalardaki temel dinamiklerin değiştiğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Fed'in Güvercin Tonu ve Faiz İndirimi Beklentileri
Altındaki bu ivmenin temelinde, ABD Merkez Bankası yetkililerinin son dönemdeki açıklamaları yatıyor. Enflasyonun yavaşladığına dair işaretler ve işsizlik oranında potansiyel bir yükseliş riski, Fed'in faiz indirimine gitme ihtimalini güçlendiriyor. Piyasalar, 2026 yılı içinde Fed'den en az iki faiz indirimi beklerken, bu durum faiz getirisi olmayan altın için cazibeyi artırıyor. Faiz oranlarının düşmesi, altının alternatif yatırım araçlarına kıyasla getiri farkını azaltarak onu daha çekici hale getirir.
Yatırımcılar şimdi, yaklaşan ABD tarım dışı istihdam verilerini yakından takip ediyor. Bu veri, Fed'in para politikası kararları üzerinde belirleyici bir rol oynayacak ve altının kısa vadeli yönünü tayin etmede kritik olacak. Güçlü bir istihdam piyasası, faiz indirimi beklentilerini öteleyebilirken, zayıf veriler güvercin söylemleri destekleyerek altın fiyatlarını yukarı yönlü tetikleyebilir.
Venezuela Gerilimi: Küresel Belirsizliğin Yeni Odağı
Altının yükselişini destekleyen bir diğer önemli faktör ise Venezuela'daki jeopolitik gerilimler. Eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun ABD tarafından yakalanması ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarına verdiği 'suçsuz' yanıtı, bölgedeki ve dolayısıyla küresel çaptaki belirsizliği artırdı. Bu tür olaylar, yatırımcıları riskli varlıklardan kaçınarak altına yönelmeye iten tipik bir güvenli liman dinamiği yaratır. Küresel siyasi istikrarsızlıklar, özellikle gelişmekte olan piyasalar ve emtia fiyatları üzerinde domino etkisi yaratabilir. Venezuela'daki bu durum, petrol piyasaları üzerinde de potansiyel etkiler yaratma riski taşıyor ki bu da genel ekonomik görünümü daha da karmaşıklaştırabilir.
Altının Rekor Performansı ve Gelecek Beklentileri
Altın, 26 Aralık'ta ons başına 4.549,71 dolarla rekor seviyeye ulaşmış ve 2025 yılında yıllık bazda yüzde 64'lük bir artışla 1979'dan bu yana en güçlü performansını sergilemişti. Bu tarihi performans, altının enflasyona karşı bir koruma ve belirsiz zamanlarda bir değer saklama aracı olarak ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Bu rekor seviyeler, altının uzun vadeli yatırım portföylerindeki stratejik önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
Analistler, Fed'in faiz indirim döngüsüne girmesi ve küresel jeopolitik risklerin devam etmesi halinde, altının bu yükseliş trendini sürdürebileceğini öngörüyor. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde, enflasyonist baskılar ve döviz kuru dalgalanmaları nedeniyle altına olan ilgi yüksek kalmaya devam edebilir. Bu durum, yerel yatırımcılar için de altını cazip bir alternatif haline getiriyor.
"Altın, sadece bir emtia değil, aynı zamanda küresel ekonomik ve siyasi iklimin bir barometresidir. Mevcut göstergeler, değerli metalin önümüzdeki dönemde de portföylerdeki yerini sağlamlaştıracağını işaret ediyor."
Altın piyasasını şekillendiren başlıca faktörler özetle şunlardır:
Fed'in faiz indirimleri: Altının fırsat maliyetini düşürerek cazibesini artıracak.
Jeopolitik riskler: Küresel istikrarsızlıklar güvenli liman talebini canlı tutacak.
Enflasyon endişeleri: Altını enflasyona karşı bir hedge olarak konumlandıracak ve değerini koruma aracı olarak öne çıkaracak.