Avrupa Birliği Komisyonu, dijital dünyanın devasa oyuncuları olan sosyal medya platformlarına yönelik denetimlerini sıkılaştırarak, bu platformların toplumlar üzerindeki potansiyel zararlı etkilerine karşı kararlı bir duruş sergiliyor. AB Komisyonu Sözcüsü Thomas Regnier'in açıklamaları, özellikle seçim süreçleri ve çocukların korunması bağlamında yasa dışı ve zararlı içeriklerin yayılma kapasitesine dikkat çekerek, bu alandaki risklerin altını çizdi.Regnier, Brüksel'deki basın toplantısında, sosyal medya platformlarının faydalarını kabul etmekle birlikte, barındırdıkları risklerin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Sözcü, 'Seçimlerimiz için kim risk oluşturabilir? Sosyal medya platformları. Çocuklarımız için internette kim risk oluşturabilir? Bu platformlar. Yasa dışı ve zararlı içerikleri kim yayabilir? Yine bu platformlar' ifadeleriyle, sorumluluğun adresini açıkça gösterdi.Dijital Hizmetler Yasası (DSA): 'Vahşi Batı' Döneminin SonuAB'nin bu kararlı tutumunun temelini, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) oluşturuyor. Regnier'in vurguladığı gibi, DSA, çevrimiçi platformlara Birlik kurallarına uyum sorumluluğunu doğrudan yüklüyor. Bu, yıllarca adeta kanunların üzerinde hareket ettiğini düşünen teknoloji devleri için önemli bir dönüm noktası anlamına geliyor. Regnier, 'Platformlar bundan hoşlanmıyor. Neden hoşlanmıyor? Çünkü yıllarca hatta on yıllarca, kanunun üstünde oldular, umursamayacak kadar büyük olduklarını sandılar. Ancak Avrupa'da, DSA sayesinde, Vahşi Batı sona erdi' diyerek, yeni dönemin sinyallerini verdi."Avrupa'da, DSA sayesinde, Vahşi Batı sona erdi."Thomas Regnier, AB Komisyonu SözcüsüDSA'nın getirdiği en kritik yeniliklerden biri, sorumluluğun şirketlerin üst yöneticilerinden ziyade, doğrudan platformların kendisine yüklenmesi. Bu durum, algoritmik manipülasyonlar veya içerik denetimi eksiklikleri gibi sorunlarda, platformların hukuki ve mali sorumlulukla karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor. Örneğin, bir CEO'nun siyasi bir partiyi algoritmik olarak öne çıkarması durumunda, sorumlu CEO değil, platformun kendisi olacaktır. Bu, teknoloji şirketlerinin operasyonel yapılarını ve içerik yönetim stratejilerini kökten değiştirmelerini gerektirecek bir dönüşüm.Ekonomik Etkiler ve Piyasalar İçin AnlamıBu düzenleyici çerçeve, teknoloji şirketleri ve dijital piyasalar için önemli ekonomik sonuçlar doğuracak. DSA'ya uyum sağlamak, platformlar için yüksek operasyonel maliyetler anlamına gelebilir. Daha fazla içerik denetimi personeli, gelişmiş yapay zeka tabanlı denetim sistemleri ve şeffaflık raporlamaları, şirketlerin bütçelerinde önemli yer tutacaktır. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli platformlar için rekabet avantajını zorlaştırabilirken, büyük teknoloji devleri için de kâr marjları üzerinde baskı yaratabilir.Artan Uyum Maliyetleri: Yasal gereklilikleri karşılamak için personel, teknoloji ve süreç yatırımları.Algoritma Şeffaflığı: Reklam gelir modelleri ve kullanıcı etkileşimi stratejilerinde potansiyel revizyonlar.Piyasa Rekabeti: Uyum maliyetlerinin küçük oyuncular üzerindeki etkisi ve konsolidasyon riski.Yasal Riskler: Kurallara uymayan platformlar için ağır para cezaları ve itibar kaybı.AB'nin bu adımı, dijital ekonominin geleceğini şekillendirme potansiyeli taşıyor. Avrupa'nın dijital piyasasında faaliyet göstermek isteyen şirketler, artık daha şeffaf ve sorumlu bir işleyiş benimsemek zorunda kalacak. Bu durum, uzun vadede tüketici güvenini artırabilirken, kısa vadede teknoloji sektöründe belirsizlik ve adaptasyon süreçleri yaratabilir.Küresel Bir Precedent ve TikTok ÖrneğiAB'nin DSA ile attığı bu adım, küresel çapta diğer düzenleyicilere de örnek teşkil edebilir. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde de dijital platformlara yönelik benzer düzenlemelerin gündeme gelmesi, AB'deki gelişmelerin yakından takip edilmesini gerektiriyor.Regnier, Rusya'nın Romanya'daki cumhurbaşkanı seçimine müdahale ettiği iddialarının ardından Aralık 2024'te TikTok hakkında başlatılan soruşturmaya da değindi. Sözcü, TikTok'un son derece işbirliği içinde davrandığını ve AB kurallarına uyum sağlamak amacıyla çeşitli önlemler aldığını belirtti. Bu örnek, DSA'nın sadece teorik bir yasa olmadığını, aynı zamanda aktif olarak uygulandığını ve platformların bu süreçte işbirliği yapmak zorunda kaldığını gösteriyor. TikTok örneği, platformların artık 'Vahşi Batı' zihniyetiyle hareket edemeyeceğinin somut bir kanıtı niteliğinde.
Teknoloji
AB'nin Dijital Hizmetler Yasası: Teknoloji Devleri İçin Yeni Dönem ve
Avrupa Birliği (AB), Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile sosyal medya platformlarının seçimler ve çocuklar üzerindeki risklerini hedef alıyor. AB Komisyonu Sözcüsü Thomas Regnier, platformların 'Vahşi Batı' döneminin sona erdiğini vurgularken, bu düzenlemenin teknoloji şirketlerinin iş modelleri ve operasyonel maliyetleri üzerinde ciddi ekonomik etkiler yaratması bekleniyor. DSA, dijital dünyanın sorumluluklarını yeniden tanımlıyor.
Mehmet Aydın
•