Küresel ekonominin iki devi ABD ve Çin arasındaki ticaret ilişkilerinde, yıllar sonra dikkat çekici bir eksen kayması yaşandı. ABD Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı son verilere göre, Aralık ayında ABD'nin Tayvan'dan yaptığı mal ithalatı, Çin'den yapılan ithalatı geride bırakarak tarihi bir dönüm noktasına işaret etti. Bu gelişme, sadece rakamsal bir değişimden öte, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümün bir yansıması olarak okunuyor.
Küresel Ticarette Yeni Bir Dönüm Noktası Aralık ayında ABD'nin Çin'den mal alımları, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 44'lük keskin bir düşüşle 21,1 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde ise Tayvan'dan yapılan sevkiyatlar, iki kattan fazla artışla 24,7 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar, ABD'nin ithalat rotasında belirgin bir değişiklik olduğunu ve Tayvan'ın küresel ticaretteki ağırlığının arttığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Yılın tamamında da benzer bir trend gözlemlendi. 2023 yılında ABD'nin Çin ile olan ticaret açığı 93,4 milyar dolar azalarak 202,1 milyar dolara gerilerken, Tayvan ile olan ticaret açığı ise iki kattan fazla artarak yaklaşık 147 milyar dolara yükseldi. Bu, ABD'nin Çin'e bağımlılığını azaltma çabalarının somut bir göstergesi olarak yorumlanabilir.
Yapay Zeka Devrimi ve Jeopolitik Gerilimlerin Kesişimi Tayvan'dan ABD'ye yapılan sevkiyatlardaki bu büyük artışın arkasında yatan temel nedenlerden biri, yapay zeka (AI) sektöründeki devasa genişleme ve bu alandaki çip ve sunucu talebindeki patlama. Tayvan, dünyanın en büyük ve en gelişmiş yarı iletken üreticilerine ev sahipliği yaparak, bu kritik teknolojinin tedarik zincirinde vazgeçilmez bir rol oynuyor. Yapay zeka şirketlerinin artan işlem gücü ihtiyacı, Tayvan'ın yüksek teknoloji ürünlerine olan talebi zirveye taşıdı. Ancak bu değişimin tek nedeni teknoloji değil. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlayan ve hala etkileri hissedilen ticaret savaşları ve gümrük vergileri, ABD'nin Çin'den ithalatını stratejik olarak azaltma çabalarını tetikledi. Çinli ihracatçılar, bu vergilerden kaçınmak için ABD dışındaki pazarlara yönelme veya malları üçüncü ülkeler üzerinden sevk etme yollarını denerken, ABD-Çin arasındaki doğrudan ticaret keskin bir düşüş yaşadı.
Tayvan'ın Yükselen Stratejik Önemi ve Ekonomik Dönüşümü Yaklaşık 1 trilyon dolarlık ekonomisiyle Tayvan, bu süreçte dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline geldi. Tayvanlı şirketler, ABD ile olan ticaretlerini artırarak bu yeni küresel dinamiklere hızla adapte oldu. Geçen yıl Tayvan'ın toplam ihracatının yaklaşık üçte birini ABD'ye yapması, bu stratejik yönelimin bir kanıtı niteliğinde. Öte yandan, 2023 yılında Tayvan, ABD veya başka ülkelere kıyasla Çin'e daha fazla ihracat yapmıştı. Ancak geçen yıl, Tayvan'dan Pasifik Okyanusu üzerinden (ABD'ye yönelik) yapılan mal sevkiyatındaki artış, Tayvan Boğazı üzerinden (Çin'e yönelik) yapılan sevkiyatın yaklaşık iki katı oldu. Bu veri, Tayvan'ın ihracat stratejisinde de belirgin bir Batı'ya yöneliş olduğunu gösteriyor.
Ticaret Açıkları ve Politika Sınırları Son veriler, Trump yönetiminin küresel ticareti dengeleme çabalarının sınırlarını da gözler önüne serdi. ABD'nin Aralık ayında Çin ile 12,7 milyar dolarlık ticaret açığı vermesi, bu açığın Avrupa Birliği, Tayvan, Vietnam ve Meksika'nın ardından en büyük ikinci açık olduğunu gösteriyor. Bu durum, bir ülkeyle olan ticaret açığını azaltırken, başka ülkelerle olan açığın artabileceği gerçeğini ortaya koyuyor ve küresel tedarik zincirlerinin karmaşıklığını bir kez daha vurguluyor.
Geleceğe Yönelik Çıkarımlar Bu gelişmeler, küresel ticaretin geleceği için önemli çıkarımlar sunuyor:
Tedarik Zinciri Çeşitlendirmesi: Şirketler, jeopolitik riskleri azaltmak ve arz güvenliğini sağlamak için tedarik zincirlerini Çin dışına kaydırmaya devam edecek. Teknolojinin Rolü: Yapay zeka gibi yüksek teknolojili sektörler, ticaret akışlarını ve ülkelerin stratejik önemini belirlemede giderek daha kritik bir rol oynayacak. Jeopolitik Etkileşim: ABD-Çin rekabeti, ticaret politikalarını şekillendirmeye devam edecek ve Tayvan gibi kilit oyuncuların konumunu daha da güçlendirecek. Yeni Ticaret Koridorları: Pasifik Okyanusu üzerinden yapılan ticaretin artması, Asya-Pasifik bölgesinin küresel ekonomideki merkezi rolünü pekiştirecek.
Özetle, ABD'nin Tayvan'dan ithalatının Çin'i geçmesi, sadece bir ticaret istatistiği değil, küresel ekonominin derinliklerinde yaşanan yapısal bir dönüşümün ve yeni bir jeopolitik-ekonomik dengenin habercisidir. Bu trendin önümüzdeki dönemde nasıl evrileceği, hem Washington hem de Pekin'in atacağı adımlara ve küresel teknoloji talebinin seyrine bağlı olacak.
