Küresel ekonominin lokomotifi ABD'den gelen Aralık ayı istihdam raporu, piyasaların yakından takip ettiği önemli göstergeler arasında yerini aldı. Açıklanan veriler, dünyanın en büyük ekonomisinde iş gücü piyasasının gidişatına dair karmaşık ve çelişkili sinyaller sunarak, ABD Merkez Bankası Fed'in para politikası yol haritası üzerindeki tartışmaları daha da alevlendirdi.
İstihdamda Beklenti Altı Performans ve Endişe Veren Revizyonlar Aralık ayında tarım dışı istihdam, ekonomistlerin 70 binlik artış beklentisinin oldukça altında kalarak sadece 50 bin kişi olarak gerçekleşti. Bu zayıf performans, özel sektör istihdamında da kendini gösterdi; beklentilerin 75 bin olduğu yerde artış 37 bin ile sınırlı kaldı. Özellikle imalat sektöründeki daralma devam ederek 8 bin kişilik bir istihdam kaybı yaşanması, ekonomik aktivitedeki genel yavaşlamanın bir göstergesi olarak yorumlandı. Raporun en dikkat çekici ve endişe verici unsurlarından biri, önceki iki aya yönelik yapılan 76 bin kişilik aşağı yönlü revizyon oldu. Bu durum, iş gücü piyasasındaki soğumanın tahmin edilenden daha derin ve kalıcı olabileceğine dair piyasalardaki tedirginliği artırdı. Geçmiş verilerin aşağı yönlü düzeltilmesi, mevcut zayıf görünümün daha geniş bir trendin parçası olabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
İşsizlik Oranındaki Düşüş ve İş Gücü Piyasasının Sıkılığı İstihdam sayılarındaki belirgin zayıflığa rağmen, işsizlik oranının piyasa beklentisi olan %4,5'in altında kalarak %4,4 seviyesine gerilemesi, raporun paradoksal yönlerinden biriydi. İş gücüne katılım oranının ise beklentilere paralel olarak %62,4 seviyesinde sabit kalması, bu düşüşün iş gücü piyasasının genel anlamda hala sıkı olduğunu gösterdiğini ortaya koyuyor. Azalan istihdam artışına rağmen işsizlik oranının düşmesi, işten çıkarmaların sınırlı kaldığı ve iş arayanların hızla iş bulabildiği bir ortamın devam ettiğine işaret edebilir.
Ücret Baskısı ve Fed'in İkilemi Enflasyonun en önemli öncü göstergelerinden biri olarak kabul edilen Ortalama Saatlik Kazançlar, piyasaları şaşırtarak yıllık bazda %3,6 olan beklentiyi aşarak %3,8 seviyesine yükseldi. Aylık bazdaki artış ise beklentilere uyumlu bir şekilde %0,3 olarak gerçekleşti. Ücret artış hızının beklentilerin üzerinde seyretmesi, Fed'in enflasyonla mücadelesinde hala tam anlamıyla rahat bir nefes alamadığını gösteriyor.
Bu durum, istihdam piyasasında bir yandan soğuma emareleri görülürken, diğer yandan ücret baskılarının devam ettiğini ortaya koyuyor. Fed için bu tablo, faiz indirimlerine başlama konusunda aceleci davranmama ve veri odaklı yaklaşımını sürdürme yönündeki kararlılığını pekiştirecek bir sinyal olarak değerlendirilebilir.
Piyasalar, bir süredir Fed'den faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair net sinyaller beklerken, bu rapor karmaşık bir tablo çizdi. Zayıf istihdam artışı ekonomik yavaşlamayı işaret ederken, güçlü ücret artışları enflasyon riskini canlı tutuyor. Bu ikilem, Fed'in önümüzdeki toplantılarda alacağı kararları daha da kritik hale getirecek ve küresel piyasalardaki oynaklığı artırabilir.