ABD Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Ekim ayı fabrika sipariş verileri, dünyanın en büyük ekonomisinde sanayi aktivitesine dair endişe verici bir tablo çizdi. Verilere göre, fabrika siparişleri bir önceki aya kıyasla yüzde 1,3 oranında azalarak 607,4 milyar dolara geriledi. Bu düşüş, piyasa beklentisi olan yüzde 0,8'lik daralmanın oldukça üzerinde gerçekleşti ve Eylül ayındaki yüzde 0,2'lik artışın ardından dikkat çekici bir geri çekilmeye işaret ediyor.
Derinleşen Düşüşün Detayları Verilerin detaylarına inildiğinde, düşüşün ana itici gücünün dayanıklı mal siparişleri olduğu görülüyor. Dayanıklı mal siparişleri aynı dönemde yüzde 2,2 azalarak 307,3 milyar dolara düştü. Bu kategorideki en belirleyici etken ise ulaştırma siparişlerindeki yüzde 6,4'lük keskin gerileme oldu. Ulaştırma sektöründeki bu düşüşün temelinde, özellikle savunma dışı uçak siparişlerindeki yüzde 20'lik dramatik azalış yatıyor. Uçak siparişleri gibi büyük kalemlerdeki bu tür dalgalanmalar, genellikle şirketlerin uzun vadeli yatırım ve büyüme beklentilerindeki değişimleri yansıtır.
Beklentilerin Ötesinde Bir Gerileme: Nedenleri ve Etkileri Fabrika siparişlerindeki bu beklenenden fazla düşüş, birkaç temel faktörle ilişkilendirilebilir:
Yüksek Faiz Oranları: Federal Rezerv'in enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikaları ve artan faiz oranları, şirketlerin borçlanma maliyetlerini yükselterek yeni yatırımları ve siparişleri ertelemesine neden olabilir.
Küresel Talepteki Zayıflık: Dünya genelindeki ekonomik yavaşlama ve jeopolitik belirsizlikler, ABD'nin ihracat pazarlarındaki talebi olumsuz etkileyebilir.
Envanter Düzeltmeleri: Pandemi sonrası dönemde oluşan yüksek envanter seviyelerinin düzeltilmesi süreci, yeni sipariş ihtiyacını azaltmış olabilir.
Piyasa analistleri, bu verinin ABD ekonomisinde beklenen 'yumuşak iniş' senaryosunu sorgulatabileceği ve Federal Rezerv'in gelecekteki faiz kararları üzerinde baskı oluşturabileceği görüşünde. Sanayi sektöründeki bu zayıflık, daha geniş ekonomik aktiviteye de yansıyabilir.
Piyasalar ve Gelecek Projeksiyonları ABD'den gelen bu zayıf veri, piyasalarda Federal Rezerv'in para politikası patikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirebilir. Ekonomideki soğuma işaretleri, Fed'in faiz artırım döngüsünü sonlandırdığına dair inancı güçlendirebilir ve hatta gelecek yıl faiz indirimlerine daha erken başlama olasılığını gündeme getirebilir. Ancak bu durum, aynı zamanda şirket kârlılıkları ve istihdam piyasası üzerinde olumsuz etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Türkiye ekonomisi açısından bakıldığında, ABD sanayisindeki bu yavaşlama, küresel ticaret hacmini ve dolayısıyla Türk ihracatını dolaylı yoldan etkileyebilir. Özellikle savunma sanayii ve havacılık gibi sektörlerdeki uluslararası iş birlikleri ve siparişler, ABD'deki bu tür göstergelerden etkilenebilir. Küresel ekonomideki her türlü yavaşlama sinyali, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için dış talep ve yatırım akışları açısından yakından takip edilmesi gereken bir göstergedir.
